Palyaço Fanzin

düşünüp dünüp karara varılamayan ve yapılan bütün çabanın boşa gittiği, son sigaramın suya düştüğü, amorti bile vurmamış biletime beyaz bir güvercinin sıçtığı andan selam olsun...

palyaço fanzin gülümsemeksizin sunar: "5 über galaktik rezonans"

29 Nisan 2013 Pazartesi

barda ayakta durmanın zenginlik hissi vermesine dair..

kısa bir yazı olacak... 

Dikkat: barda ayakta durmak kuulluk ve zenginlik hissine yol açar. 

uyarı 1 : bu sadece geçici bir histir.
uyarı 2: sandalye olmasına rağmen oturmamak bildiğin mallıktır. 
uyarı 3: "içeride yer yok. biz iyisimi kapıda bekleyelim" yada "sigara içmek için en kuul arkadaşlarımla kapının önünde takılıyorum" modu "ferrariye biniyorum!" bakışına yol açar. 

(herşey ortada bebeğim)

Tespit 1 : ayakta durulup bira içilen yerlerde bira pahalıdır. 
Tespit 2: elinizi cebinize sokup müziğin ritmine uymaya çalışmayın. komik oluyor. 
Tespit 3: hasiktirin lan. eğlence anlayışınızı sikeyim. 

Yasal uyarı: sağlığa zararlıyız.

26 Nisan 2013 Cuma

farklılıkların farkındalığına dair...

 Ben sizden çok farklıyım. Çünkü: en büyük üç takımdan birini tutuyorum. Bence en iyi futbolcu eskiden Maradona’ydı. Şimdi Messi ya da Ronaldo. Karar veremedim. En sevdiğim yönetmen en iyi olanlar. Evet biliyorum holivut bokunu çıkarttı. Evet duydum ne varsa Avrupa sinemasında.

   En sevdiğim müzik herkesin sevdiğinin bir karışımı. Mesela türkü dinlerim. Sonra rok a bayılırım. En sevmediğim şarkıcı serdar ortaç ve yalın. Çünkü sadeliğe karşıyım. Metalika severim ama son albümlerinde bozdular. Menovır severim ama adamların ruhu faşist. 

   Ben sizden acayip farklıyım. Ten rengim sizinkinin bir ton açığı (ya da kimine göre bir ton koyu.) Siyasi görüşlerimizde tutmuyor sizinle. Mesela siz herkesin sevmediği partiyi seviyorsunuz. Ben, parti yapmayı. Siz gidip oy kullanıyorsunuz ben rey… Mesela siz din, dil özgürlük,diyorsunuz. Ben özgürlük din dil diyorum. Benim söylediğim sırada söylemediğiniz için de sizden nefret ediyorum.

   Yani ben sizden üç dört kat daha kuulum. Bilgiye hızlı erişimim var. (google kelimesiniçok hızlı yazıyorum. Ekşi sözlük sik kullanılanlarda. ) Siz üç şey biliyorsunuz; ben 3,25 şey toplamda. (kopartmada bir iki şey daha fazla bilebilirim.)

(kombo)

Mesela siz memleket meselesi mi tartışıyorsunuz? Ben sizden 3 saat önce tartışmıştım.
Mesela siz dün akşam çok mu eğlendiniz. ben daha çok eğlendim.
Mesela siz bak demeden Bakunin; kıro demeden Kıroptkin derim.
Mesela siz spor mu yapıyorsunuz; ben kaslıyım.
Fazlanız mı var? Benim yok.
Siz beş kavanoz balı 100 liraya mı alıyorsunuz? Ben 105 liraya.
Kısacası acayip FARKLIyız birbirimizden.

Sırf bu farklılıklarımız yüzünden...
sevemiyoruz birbirimizi

11.04.2013 - istanbul 

sylvan...

25 Nisan 2013 Perşembe

KAZAN HİKAYELERİ...

1. limon….

Beni limon mahvetti. O son limonu yemeyecektim. Bu gecebaşıma ne geldiyse limondan. Bir şişe olmega silver bitti. Biraları saymıyorum.Ot içmekten trake solunumuna başladık. Ama limon…
Oturduğum yerden ışık hızında kalkıp tuvalet yolunuyarılamışken elimi ağzıma götürdüm. Limon midemi bozmuş. Beni sersemletmiş vesarhoş etmişti.  Son hız başımı döndürüyordu. Beyin hücrelerim kafamdan aşağı atlarken başım daha fazladönüyordu. 
Tuvaletten döndüğümde beni güleryüzle karşıladılar. Tekilayauzandım. Gülerek dediler ki,
“Tamam abi. Sen kazana düştün. “
“Ama” dedim. “Alkol bana bişey yapmaz. 1949 eylülündebirader mırç ve ben… “
Sırtıma gülerek dokunup “Biliyoruz” dediler. “Ama kazana düştün. Ve sebebi tamamen limon.”
O gece başka limon yemedim.

2. şişe ve Atatürk…

Limon mevzuu son hız devam ediyordu. Janıtına başka limon vermedik.  Tequila bardağını uzatıp arkadaşıma bana ondan küllük yapmasını istedim. Bir sigara yakıp bardağın içine attı ve dedi ki;
“al işte küllüğün.”
Tabi ki de kabul etmedim. Biçimsel olarak o bir tequila bardağıydı. Teorik olarak küllük olması onun tequila bardağı olduğu gerçeğini değiştiremezdi.  Ortam çok gerginken birisi dedi ki,
“İşte Atatürk o cam parçasından küllük yapıp cumhuriyeti kurdu bir enkazın küllerinden.” 
Bir an hepimiz cümlenin devrikliğine takıldık. Sonra unuttuk.  Tartışma ilerledikçe sinirlendim. Bir yandan janıtının limona sayıp sövmesi. Bir yandan tequila bardağının küllük olmadığı gerçeği… öfkem çığ olup taştı. Sinirle ayağakalktım. Ayağım yeni açtığım bira şişesine çarptı. Bütün bira halıya boşaldı.Birden herşey mide bulandırıcı geldi. Koşarak tuvalete gittim…
Tuvaletten döndüğümde beni güleryüzle karşıladılar. Tekilaya uzandım. Gülerek dediler ki,
“Tamam abi. Sen kazana düştün. “
“hayır” dedim  “kazara düştüm.”
“Biliyoruz..” dediler. esprimi anlamamışlardı.
“Ama” dedim. “Alkol bana bir şey yapmaz. 1919 eylülünde Atatürk, İsmet Paşa ve ben… “
Sırtıma gülerek dokunup “Biliyoruz” dediler. “Ama kazana düştün.”
O gece başka şişe devirmedim

3. sadece istediğimmüziği dinlemek istemiştim.   

O an aklımdan geçen tek şey ortama uyacağını düşündüğüm güzel bir şarkıyı dinlemek ve arkadaşlarıma dinletmekti. Önce kolonları mp 3 çalarıma takmalıydım. Hoparlörden pc ye giren kablonun adı aklıma gelmedi.Kabloyu istemek için şekilden şekle girerken (bir şeyin adını unuttuğunuzda böyle olur. Hatırlamak için çaba sarf edemez, yeni bir isim bulmak için uğraşmazsınız.) ve aramak eylemini sürdürürken “aramak” sözcüğünden “arakablo” nesnesini türettim.

15 dakikalık çabam sonucu mp3 çalarım hoparlöre bağlıydı.

Bütün ruhani içtenliğim, spirütel bir eşeğin şakasına kurbangitti. Dead can Dance ortamı güzelleştirecekti . Fikir buydu. Fakat aniden çalmaya başlayan “Ümit Besen – okul yolu.Mp3” bütün ruhaniliğimi, şamanlığımı aldı götürdü benden.
İşte hep böyle olur. Güzel bir şey düşünürsünüz. Güzel birşey yapmak istersiniz ama bir ara kablo ve bir fantezi şarkı bütün her şeyi mahvedebilir. Durumu toparlamak isterken ayağım laptopun kablosuna takıldı. (bir an hangi kablosu olduğunu düşündüm.) laptop düştü. Küllüğün içindeki tek kağıtlı sigara halıyı yaktı. Sinirlenip mp3 çalarımı koltuğa fırlattım.

Birden her şey sinir bozucu geldi. Hışımla tequilaya uzandım. Beni güler yüzle karşıladılar. Gülerek dediler ki,
“Yeter abi. Sen kazana düştün. “
İtiraz ettim.  “hayırdedim. Yanılıyorsunuz. 1999 eylülünde arakablo, ümit besen ve ben!!!”
“evet” dediler biliyoruz.
O gece başka şarkı dinlemedim.

4. çekim hatası…

Teknolojiyi seviyorum. Şu her daim elinde telefon olantiplerdenim. “Bu gece bütün geceyi çekeceğim ve yarın hiçbirimize komik gelmeyecek” çekimlerinden birini çekiyordum. Üç saat içinde günün kahramanı tequila 3 kişiyi kazana düşürmüştü. İyi eğleniyorduk. Sıkı bi geceydi. Bir an Moğollar ve teletabi gerçeği isimli hararetli bir tartışma yaşanıyordu. Tek amacım arkadaşımın suratını yakın plan çekmekti. Her şey ondan sonra oldu.
Tam telefon arkadaşımın yüzüne yaklaştırmıştım ki, o da aynıhareketi bana yaptı. Gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi kaldım. İki yetişkin adam oturmuş birbirimizin çokda yakışıklı olmayan suratlarımızı filme çekiyorduk. Birde yakın çekim olduğunu varsayarsak durum gittikçe iğrençleşiyordu.  Bir anlamsız “bir ben seni çekiyorum.  Sen fotoğraf çektiğimi sanıyorsun” tartışması yaşandı. Bilirsiniz bu tartışmalar bazen gereksiz uzun olur.

Bir elimle telefonu sabitleyip diğer elimle biraya uzandım. Büyük,gergin bir yudum aldım. Bira daha ağzımdayken diğer arkadaşım omzuma dokundu. Dediki; “sizde çekim mi yaptığınızı sanıyorsunuz?” Telefonumu yerde uzanan arkadaşın ayaklarına yakın çekim yaptım. Biz birbirimizi çekerken o da çoraplarını çekiyordu.

Birden her şey çok komik geldi. Ağzımdaki birayı duvara püskürüp koşarak tuvalete gittim.
Tuvaletten döndüğümde beni güler yüzle karşıladılar.Tekilaya uzandım. Gülerek dediler ki,
“Tamam abi. Sen kazana düştün. “
“Tamam” dedim “Haklısınız.”
“evet” dediler biliyoruz.
O gece telefonuma dokunmadım.

gece gözler parlarken... diyalogları


sigara üzerine.

- sigaran var mı?
- Pall Mall.
- olur olur ver bi tane. normalde ne içiyorsun?
- Mali duruma göre değişir. An geliyor 1 Lira fazla vermek istemiyorum sigaraya.
- tütün sar.
- iki kere tütün aldım beş liralık. siirt tütünü dediler. birisi tütün tarlasında çalışan maraba boku çıktı. tütüne yakın bir yerde sıçılmış olması tütün mamülü diye nitelendirilmesine neden olmuşsanırım. duman çıksın diye bir iki yaprak tütün atmışlar içine. bildiin adamlar boku kurutmuş kıymış servis ediyorlar.
- pall mall güzel sigaraymış.
- iyidir.



teletabiler ve moğollar üzerine.
    
1. anektod. 
İçime şeytan girdi sandım              
Keşke hiç uyumasaydım
    
2. anektod.                                                  
      moğollar                                                   teletabiler
Birdenbire                                                     birden bire
Ateş ve duman                                              çiçek ve böcek
Feryad-ı figan                                               neşe ve sevgi
Sanki elele                                                    sanki elele
Geliyor habire                                                geliyor habire
Üstümüze, üstümüze                                     üstümüze

Çığlık kalleş                                                   güneş kardeş
Sessizlik mi dost                                           bulut kanka
Ateş ve duman                                              ıtsi bitsi
Hain düşman                                                sevgili doğa
Issızlığın ortasında                                        teletabi (sus) teletabi

3. anektod.

teletabiler... üçünü yan yatır bayrak oluyor. sarı kırmızı yeşil. mavide bayrak direği.






 kırmızı yeşil. mavide bayrak direği.