Palyaço Fanzin

düşünüp dünüp karara varılamayan ve yapılan bütün çabanın boşa gittiği, son sigaramın suya düştüğü, amorti bile vurmamış biletime beyaz bir güvercinin sıçtığı andan selam olsun...

palyaço fanzin gülümsemeksizin sunar: "5 über galaktik rezonans"

30 Aralık 2010 Perşembe

Hayatımın Kadınları…





Hayatımın Kadınları…

Önce biraz daha zor ... ardından boşluğa bırakılmış tınısını kimsenin bilmediği efsunlu bir enstrümanı çalmak kadar kolay bana nefes alıp vermek. Ateşi iliklerime kadar hissediyorum. Kendi etimin yanık kokusunu soluyorum. Göğsüme saplanmış kocaman bir hançerle dolaşıyorum ortalıkta. Zahiriyim gözükmüyorum.
Ben mezarlıklarda ağlarım günün batımında hikayemin en başında elimde bir çift çiklet ile söverim hayata. Kimse yadırgamaz bir adamın bir mezarın başında ağlamasını. Ben bütün ölülerin gerçekleştiremedikleri hayalleri adına ağlarım. Seslerini biraz daha sessiz olursanız duyabilirsiniz. Ben öpemediğim dudaklar için ağlarım ve aralarından bir mezarın üzerine uzanırım...
Sonra ....
Ben heyecanı; kısık kahverengi gözlü o çılgın, siyah deri ceketli kasları güçlü kadınla yaşarım bir beyzbol sopasıyla arabaların farlarını patlatır saçmalığın ve serseriliğin dibine vururum. Bir catterpillarin üzerine çıkar büyükçekmecemin henüz aydınlanmamış sahilinde gecenin koynunda otumu içer dolunayımı seyrederim. Arabamın gaz pedalını sonuna yapıştırırım. Sona giderim.
Ben sohbeti o uzun bacaklı iri gözlü kıvrak zekalı bilgin ve gergin tenli kırmızı ojeli kadınla ederim. Bir şişe şarabımızla moda sahilinin kayalıklarında Eflatundan Bakiden Şemsten Mevlana’dan, Fuzuli’den içerim. Geceme gönlümün gözünden bakar diğerlerinin göremediklerini görürüm.
Ben eğlenceyi o sarışın ince belli parlak tenli kadınla yaşarım. Kulübün en işlek saatinde dans pistinin ortasına soyunurum. Jack şişemi üzerimize boşaltır, teninin en tuzlu yerinden içerim. Geberene kadar dans eder ve kaybolurum şehrimin sokaklarına.
Ben rutini o ruhu masum yüzü temiz elleri güzel bilekleri ince kadınla yaşarım. Evde yemek yapar akşam yemeğimizi yer bir kahve eşliğinde sıkı filmler seyreder sonra uykuya dalarım.
Ben alışverişi o en bilmiş ufak tefek her şeyi soran küçük dik popolu kadınla yaparım. alışveriş merkezlerini turlar o bütün bir personeli çileden çıkarırken ben hayatıma da bir hiç kadar değeri olan zamana yenilen her şeyi satın alırım.
Ben yalnızlığımı o kimsenin henüz sevmediği elleri titrek belinde gamzeleri, yüreği boş kadınla paylaşırım. Bir sandalın arkasına yaslanır muz likörü ve süt içerim. Geceye susarız birlikte. Hiç konuşmadan anlamlarımıza anlam katarız kelimler kifayetsiz kalır bakışlarımızda. Yalnızlıktan öleceğimize yeniden doğarız.
Ben kavgayı o aklı keskin dili sivri göğüsleri ufak kadınla ederim. Avuçlarımı parçalanmış camlar ile doldurur yüzünü okşarım. O ise bütün derimi uzun ince diliyle keser üzerine teninin tuzunu sürer. yaralarım kapanmasın diye her seferinde biraz daha derin keser.
Ben elleri yumuşak gönlü zengin huzuru tanrısal kadınla iyileşirim. Ben dizlerine uzanırım o sakallarımı yüzümü okşar yalarımı sarar ben müzik dinler sakinleşir öylece dinlenir gücümü ve kudretimi toplarım.




Ben işimi o tecrübesiyle herkesi korkutan zihniyle önümüzü gören dolgun dudaklı uzun kirpikli kadınla yaparım. her olasılığı hesaplar hiçbir riske ihtimal vermeden konuçlanız. Tuttuğumu bileğimin gücüyle koparırım. Paramı alır hayatıma anlamsız bir an daha katarım.
Ben romantizmimi o hayal gücü dünyanın bütün hazinelerinden daha zengin teninin kokusu bütün geceme huzur katıp sancılarımı dindiren kadınla yaşarım. yeşil gözlerinin arkasına gizlenir cihangirimi izlerim. Bir karanfilli sigara yakar dolgun kızıl saçlarını okşarım.
Ben o beyaz gecede teni geceden daha beyaz ipekten daha pürüzsüz gözleri göğün mavisini kıskandıran kadınla sevişirim. Saçlarını geceye kapatır günahlarımızı gizler Birbirimize masallar anlatır kahramanlarını üzerimize giydiririz. Ellerimizi birbirine kenetler gün siyada dönene kadar gözlerimizi hiç açmayız.
Ve sonra...
Bütün bir irini kusar içinde bir cenin misali uyurum yalnızken ben.bütün hayatım boyunca elimi kolumu bağlayan bana deli gömleği giydiren aşka söverim.
Ben bunların hepsini sensiz yaparım. Parça parça yüreğimin her yanını bir kadınıma dağıtır hepsini aynı severim. Ben hepsini senmişsin gibi severim.Ben hepsine senmişsin gibi davranır bütün bir dünyayı ve en başında kendimi kandırırım. Biraz elini çabuk tut ve bana adını bağışla lütfen.
RustyNail

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder